Veni, vidi, vixi


J'ai bien assez vécu, puisque dans mes douleurs
Je marche, sans trouver de bras qui me secourent,
Puisque je ris à peine aux enfants qui m'entourent,
Puisque je ne suis plus réjoui par les fleurs ;

Puisqu'au printemps, quand Dieu met la nature en fête,
J'assiste, esprit sans joie, à ce splendide amour ;
Puisque je suis à l'heure où l'homme fuit le jour,
Hélas ! et sent de tout la tristesse secrète ;

Puisque l'espoir serein dans mon âme est vaincu ;
Puisqu'en cette saison des parfums et des roses,
Ô ma fille ! j'aspire à l'ombre où tu reposes,
Puisque mon coeur est mort, j'ai bien assez vécu.

Je n'ai pas refusé ma tâche sur la terre.
Mon sillon ? Le voilà. Ma gerbe ? La voici.
J'ai vécu souriant, toujours plus adouci,
Debout, mais incliné du côté du mystère.

J'ai fait ce que j'ai pu ; j'ai servi, j'ai veillé,
Et j'ai vu bien souvent qu'on riait de ma peine.
Je me suis étonné d'être un objet de haine,
Ayant beaucoup souffert et beaucoup travaillé.

Dans ce bagne terrestre où ne s'ouvre aucune aile,
Sans me plaindre, saignant, et tombant sur les mains,
Morne, épuisé, raillé par les forçats humains,
J'ai porté mon chaînon de la chaîne éternelle.

Maintenant, mon regard ne s'ouvre qu'à demi ;
Je ne me tourne plus même quand on me nomme ;
Je suis plein de stupeur et d'ennui, comme un homme
Qui se lève avant l'aube et qui n'a pas dormi.

Je ne daigne plus même, en ma sombre paresse,
Répondre à l'envieux dont la bouche me nuit.
Ô Seigneur, ! ouvrez-moi les portes de la nuit,
Afin que je m'en aille et que je disparaisse !

# Posté le samedi 13 septembre 2008 21:43

Son isyan !

hosçakal usulboylum gece gözlüm...
yüregimde sogutamadigim yanginlarla gidiyorum bir bilinmezlige,
gözyaslarimi kir çiçekleri gibi takip kisacik saçlarina içimdeki yagmurlarla bir hüzün irmagina akmaya gidiyorum.
askini içimde öldürmek isterken bir ölü verdim içimden askina, sevdami mahkum edip en aci karanliklara ...
hosçakal fidan boylum daha alisamadan sensizlige tekrar bogulmak ne aci.
ve bir siir son anlarini yasiyor dökülürken yüregim den kaleme can çekisircesine
toplayim tüm güzellikleri sana ait sarip sarmaladim bohçam a yüklenip tüm acilarla birlikte ...
yavas yavas yol aliyorum varligin la yoklugun arasin da ardima bakmaktan korkuyorum gidemem diye,
imkansizin ôtesi erisilmezligin en zirvesin de görüyorsun ya o anda yikiliyor sana yaptigim sevda sehirlerim
ve sana birakiyorum bahçmde büyüttügüm ask çiçeklerini oysa oysa ben ....
doya doya oksamak isterdim baharinda saçlarini kir çiçekleri gibi benzeterek kokunu lavanta yada sümbüllere,
birde unutmadan kardelen lerim i yüregindeki buzulllardan kaçirarak.
bu gidis seni terk edisim degil aslin da görmek istedigin dostlugumla dikilip yani basina duygularimi gömmek derin bir mezara aslin da
sen en dipsiz kuyularimin en berrak suyu sen okyanuslarimda essiz güzellikleriyle bir mercan kayaligi sen yüregimin en derin yerin de
kanayan bir pinar gibi ....
haberin olmayacak bir daha bu son haykiris son isyan içimden gelen artik gôrmek istedigin dost olarak yanindayim.
dümeni bilinmezlik olan bir gemiye yükleyip tüm duygularimi gönderiyorum yoklugun da kurulu hüzün ülkesine...
sen yasa hayatini bildigin gibi ve beni dost bil bilmek istedigin gibi görmezden gelerek gözlerimin ardin daki heyecan i
oku ve unut bu siir i ve yeseresine izin vermedigin duygularimi bu son seslenis içinde bulundugum duygularimla
haberin olmayacak artik seni sevdigim den her bakisim da gözlerine kalbimden bir seylerin koptugundan bu son gece gözlüm
içimdeki ban a elveda de son nefesin de titrerkenbedeni içimdeki bana hosçakal de ...
yikilan bir duygu duvari yerine dostça çekilen dikenli telllerine tutunarak kanayan parmaklarimla bu son siir ilk ve son...

kalpsiz.....

# Posté le samedi 13 septembre 2008 20:33

Modifié le samedi 13 septembre 2008 21:46